Sıradan Bir Gündü

4/12/2009 ·

yağmurlu bir gündü
göz yaşlarımın tuzu
buharlı otobüs camında
şekiller kazanıyordu

biraz soğuktu
rüzgarla kucaklaşırken
ıslanan paçalarım
isyan ediyordu

mutlu bir gündü
aşka aşık gibi
kimse yoktu
ama
arıyordum onu

kitaplar arasında bulamadım hiç
çalan telefonlarım
eski sokaklar
haftalık bir dergi
arıyordum yine de

güzel bir gündü
güneşli ama serin
terletmeyen
güzel bir adamdı
sanıldığının ötesinde

zaman rüya gibiydi
istenilenin aksine
ama
huzurlu

o bir gönderilendi
beklenilmeyen
aranılmaktan vazgeçilen

bu bir hikayeydi
girişi olan
ve
devamı yazılmak için can atılan
ama gücü yoktu
fakat istiyordu
belki yazılır ama
yine rüya gibi bir zamanda
beklenilmeyen o adamla


Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler : şiir,sevgi,yaşanmışlık

ütopik sancılar

23/10/2009 ·

Kaçsam bırakıp

Penceresinden bakılınca bok gibi olan bu dünyadan

Seyrek deliliklerimi de alsam

Bıraksam binlerce kez yıkanmış vücudumu

 

Bronz bir sabahta

Farklı bir güneşe günaydın desem

Ya da olduğum yerde ne denirse

Alışkanlık ya

Yinede günaydın desem

Belki bir sevgilim olsa

Tanrıça gibi

Tanrılar kıskansa beni

 

Gözlerim istediklerimi görse

Kendimde olmayanlara gör gibi

Dünyayı hiç görmemiş

Sanki doğmamış gibi

 

Bir nehir olsa

Evimin hemen önünde

Çocukların çizdiği resimlerdeki uzunlukta

Ve günahları yıkarcasına

Tertemiz

 

Sevgilim olsa

Sudan gelse

Arınsak en mahrem hallerimizde

Günaha koşsak

Ve kirlensek

Ama bilmesek ne günahı, ne sevabı

 

Kötüyü de bilmesek ya

Karanlığı da

Ya da karanlık nedir görmesek

Bilmediklerimizi istemesek

Önyargısız gibi konuşabilsek

Ya da hep sussak her şeyi bilir gibi

Çırılçıplak olsak

Duygularımızın ötesinde

Hep o nehir gibi

 

Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler :

bozgun

7/5/2009 ·

yorgunluklarım
bitmezmiymişler
her anımı doyasıya yaşarken
damlayan yağmurlarda boğulmuşum

geçmiş peşime düştüğünde
şizofren hislerim
daha mı korkmuş

ellerimi her açışımda
bazı geri dönüşler
bırakışlar
solgun çiçeklerim

geriye dönüşlerim
geçmişe hasretlerim
bitiremeyişler
yılgınsızlıklarım
umudum

hikayelerim
kısa sözlerim
bitirmemeye yeltenişlerim

değiştim mi?
bırakıyor muyum kolayca
gidemiyor muyum hiç yoksa

kurşunlar nereme gelmiş
yaralarım kapanmamış
izler yüzümde güzellik
tanınırmışım bu doğallıkta

geçmeyen hikayeler
bitsin mi artık
hem fikirsek eğer
gideyim buralardan
kolay bitenlere inat
bırakanlara
unutanlara

geçmişimin kuyularında
gezerken biz
el sallarsınız en derinlerden
görürsem

eğer...

Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler :

özlerken

21/4/2009 ·

öğleden sonralarım var
pencere kenarında
ikindiye kadar
güneş batarken
seni düşünürüm
tütsüm biterken
aklımdan aynı hızla akarsın
gözlerim doldukça
aynada görürüm umutsuzluğumu
kaçmak istemem
bilirim imkansızlığı zaten
yaşamadım mı ki sanki evvelden
bazen aynada ikimizi de görürüm
biraz buğulu
sanki aynaya değilde
uzak diyarlara bakar gibi
arkamızda bir yol var
dönsek engelsizce gideriz ordan
korkuyoruz lakin
ileri gidiyoruz
ama daha karanlık olduğunu bilerek
çaresisiz
akıyor yüzlerimizden
saçlarım bile hasret
ellerine
abartılar yetiyor bana
bir kere sarılsam
bir kere
gözlerimi bir kere açsam seninle
ya da uyumasam
sen bilmesen
ben hep görsem
yetiyor işte abartılar
hayallerim yelken açıyor onlara
nerelere gidiyoruz özgürce
birbirimizden korkmuyoruz oralarda
sevmekten
söylemekten
hadi bırak artık kendini
ben hazırım sana
sende kalmaya
yelken açtım en hırçın dalgalara

Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler :

gece terörleri

12/4/2009 ·


Sürekli duyduğum çığlıklar

Kulaklarımın parçasıydılar

Bir anlık dalgınlıklarım

Yoksa korkuyor muydum?

 

Küçücük hayallerim

Görebileceğinizin ötesinde

Bazen kaybettiklerim

Bulamayışlarım

Çırpınışlarım

 

Ayrıntısız anlarım

Geçmeyen dakikalarım

Ve

Onlara inat kırışıklarım

Bazen tuzlu ve bitmeyen gözyaşlarım

 

Çaresizliğim tırmanırken doruğa

Bakamadığım gerçekler

İçimi parçalayan çığlıklar

Bilmedikleriniz

Elleriniz

Düşüşüm

 

Giderken el sallayışlarım

Hayallerim uğruna vedalarım

Geriye dönüşlerim

Çırpınışlarım

Son anda

Bir çığlıkla

Uyanışlarım…

 

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler :

bitmeyen şarkı

11/4/2009 ·

şarkıya hepimiz sözler ekliyorduk,tarihe paralel.Ne acılar barındırıyordu eklemeye yeltenene hazmettirerek.tam neşelerinden bahsederken -daha yeni kadın olmuş- bir yürek, birden duraksıyordu ,iniyordu elmacık kemiklerinden süzülerek...En son yazanlara sormak istiyordu.fakat susuyorlardı bilmesine köstek olma arzusunu hissettirerek . karar vermeye niyetlendi ,sorgulamadan yeni , iyi duygular barındıran nakaratlar eklemek.zor muydu? daha ona olan inanç bile yoktu,zaten olması için baskın mı olması gerekirdi ki yapısı buna elverişsizdi.durum böyle gitti...ara sıra arkasını dönmeye yeltendi dünyaya .bazen önüne döner bakardı.birde ne görsün hepsi daha yeni kadın olmuş ,kabulsuz yüreklerle dolu karanlık, dar bir sokak. döner giderdi yenmek için üzgün nakaratları.ilerlerken kırılmış kaldırım taşlarına takılırdı , bacası dumanlı bir evin kırık camından acılı iniltiler gelirdi , müziğin bestesi diye düşünmeye zorlardı ve yürürdü dışardan bakıldığında sıcak bir yuva olan o evin duvar dibinden.yorma kendini boşuna diyorlardı fakat onlara sitemle bakardı ,kendilerini kaybettiklerini düşünürcesine , umarsızca.kırılmazdı pek bu duyduklarına.daha fazlasına alıştırmalıydı ,nasıl olsa kadın olmaya yeltenirken bunları göze almıştı , bilmeden...zaman artık şarkının defterlere sığmasını zorlaştırıyordu , ağaçlarda isyandaydı.durdurun kendinizi , yaşamayın, acılarınızın ,hesaplaşmalarınızın,sevinçlerinizin ki azınlıkla ,savaşlarınızın ,bencilliğinizin faturasını bize kesmeyin diyorlardı.bir nakaratta onlardan gelmişti.bu bir kaderin inkarıydı belkide aynısına sürüklenirken...hazırdı zaten üstünden geçiyorduk , en iyi işbirliğiyle. böyle bir grup çalışması görülmemişti dünyanın ömrü hayatında.bitmiyordu bu şarkı,nakaratları ezber bozuyordu ,hep yazılanlar sana siniyordu.hissederdin lakin yazamazdın artık.tek umudun yenilere yol göstermekten ibaretti.

Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler :

Belki umut doğar birgün

20/3/2009 ·

Bilemedik mi?
Anlayamadık mı?
Sorsam cevap verir misin?
Yılgınlıklarımı tazeler gibisin
Özlemin çatı katındayım
Sıkıştım, sende
İnkarlarım tükendi
Ayna tutmuş gibiyim kendime-sana karşı
Görür müsün beni içinde
Arıtmak istersin
Hissetmek ne acı verici
Bütün çaresizliklerimin toplamısın
Kendimden koparamıyorum artık
Uzağındayken tükeniyorum-her zaman
Yaşanmamışlıklarımızı yazamıyorum
Göz kırpmalarımın arasındasın
Her kırpışta yaşamak gibi,nefes almak gibi
Hayatımın nakaratısın
Her yerde seni söylerim
En son da seni söylerim
Olmadığın günlerim var
Sevmediğim güneşe hasretim gibi
Ellerini görebilmek gibi
Sana sarılmak ,kokunda nefes almayı unutmak gibi
Bırakmazsın sanki,atarsın sende
Gitmesen keşke benden
Dayanamıyorum tek başıma
Ağırsın
Hayata karşı cıva gibiyim
Dayanma sınırlarım var
Bildiğin ben değilim
Bilmek istediğinim
Tutkularımın tek vücut bulduğu yersin
Ama tıkıyorsun her yolu
Çıkmaz sokakların bekçisisin
Geçit vermiyorsun
Demir parmaklıklarla örüyorum arkamı
Geçtiğim yolları
Göremezsin
Nereye gitsem
Dönüşlerim yok artık
Çıkmazlar çift taraflı
Uçları ya sana ya bana
Korkutmasın bu seni
Yüzleşmek acı değil
Seni vermeli
İşte o an
Tüm demirler erimeli
Cıva gibi, benim gibi
Karışmalı sana
buhar olsak
Umudun doğduğu gün batımında

Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler :

değişmezlik

2/3/2009 ·

sessizlik hakimdi odadaki ruhlarda
kapı gıcırdardı
kafamızı çevirip bakar
önümüze geri dönerdik
çekirdek çitlemelerimizde
böyle özelliksiz dakikalardı işte
bakıldığı yerden yorumlu
dolu bakana güzeldi
boşa anlamsız
bana mutlu, doyumsuz
bitmesin istenilen
birde çay içersin
hafif tebessüm
içten düşüncelerle
yellenirsin
hele birde yaz ise mevsim
ara ara bunalımsal sıcaklar
bazen cennetten hafif esintiler
ter kokuları
ve
hala çay içerken
komşu tınıları
çocuk çığlıkları
bahçeyi sulayan anne
sigara tüttüren baba
köşede kız çocuğu
mevsimler seri bağlamda
bacadan dumanlarda çıkarken
göz açıp kapayıncaya
her şey yerli yerinde
değişen ne ana ne baba
köşede bir dertli kadın
fiziksel belki
duygusal, hayır
hala otururda köşede
dünya aynıdır

Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler :

adı yoktu yine

2/3/2009 ·

kanı çekilmişti sanki
bu tekerrürlerden sıkılmış
dinlenen şarkılar yetmez
okunanlar dar gelmeye başlamıştı
göz altları
mor muydular yine
asırlık uykular biriktirmişti
yorgundu
bıkmıştı
en içindekiler en benciller oluvermişti
bilememiş yakınlıktan
iç geçirmeleri artmış
yalnızlık kumbarası patlamış
direniyormuş her şeye
daha fazla
sayutlanmış belkide
dünyanın acısını hapsetmiş kendisine
onlar mutlu olsun istemiş
hepsinin derdine çare
önüne cesaret olmaya yeltenmiş
istememişler
yıpranış
alışmış
dudakları mırıldanırken keyifli şarkılar
çatlaklar artmış
keyifler kaçmış
tınılar acıya bürünmeye başlamış
okuyamaz,yazamaz,isteyemez olmuş
istediği iyilik yapmaktan öteye geçmezken
ulaşamamış
gönüllere kötü niyet olmuş
bencillik her duyguya hapishaneymiş
kıvılcımlara kelepçe olmuş
belkide görülmek istememiş
göçüp gitmek,toprağa karışmak
filizlenmek,çürümek istemiş
istememişler
tıkmışlar en bencil duygularına
en kalın demirlerle örmüşler duvarlarını
rutubetlerden oksijen yaratmış
içinden süzmüş
duvarların yıkık yerlerinden anlam çıkarmış
toprağa karışmış sonunda
en istediği olmuş
mutluymuş
nedense herkes hüzünlüymüş
farkındalık mı çökmüş?
saçları karışmayınca içlere mi göçmüş
yine üzülmüş
yine kırılmış
tükenmek istemiş
yer kalmamış

Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler :

mutsuzluğun harmanlanması

10/2/2009 ·

....mutsuzluk

belki en acılıların arasında
"en büyük,en derin benim" diyenlerdendir
yalnız olduğuna inanmıştır her varlığın özü gibi
oysa sürüler barındırır içinde
her geçen saniye kimilerinin doğup,
kimilerinin ölmesi gibi
en kalabalık klandır bazen
kimi zaman farkındalığındayızdır
bütün benliğimiz sanki okyanusun ortasında çırpınıyorcasına yalnızdır
çaresizdir içinde
kimi zaman bitirilmeyen cümleler kadar derindir
yakınlığı tarif edilemez
-kalıpsallaşan dünyamızda
gün gelir tenimize değen sıcak bir el ,dokunuştur
o kadar içten vurur
kıyıya vurmuş ölü balıklar gibi oluveririz
fosilleşmeye meraklı
durum analizlerine bürünürüz
-çok bilmişliğimizle
yalnızlığımızın bencilliğinden karşı kıyıları bilemeyiz
onların tenlerine dokunan ellerimiz bize etki edemez
bir sözümüze erir oralar
lavlar püskürtür o taraflar
öylede içtendir ki bu püskürtüler
lakin tarafsızmıdırlar bilinmez
bir kız vardır ağlamaklı
yollar uzar sanki bitmemeye and içmiş
kız ağlar ,yol gider
karşı taraf umursamaz püskürtür kendini
bu lavlar değer mi kıza?
acısını katmanlara böler,kül eder mi?
karşının derinliği yol boyu kızı içine çeker mi?
ıraklar biterde, göz yaşları diner mi?
umut doğar mı ölmeye yüz tutmuş , bırakılmış bedenden?
söner mi ,etekleri üzüntüleri örtebilecek kadar verimlenir mi?
sonu olur mu , sonsuzluğa yuvarlanır mı?
boşluğa davetiye çıkarıp
renkli balolar barındırır mı?
kız tekrar görünür mü?
yolun sonu gelmiş midir?
dağ sönmüş , belkide ölmüş
bağlar kopmuş
bedenler tenin sıcaklığında soğumuşken...

Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler :

« Önceki ::